top of page

SOMNOLANS

Bazı şeyler vardır ki ne sözler ifade edebilir onu, ne de sayılar: Yaşamak bir tecrübedir, fakat öyle bir tecrübe ki yıllar ile doğru orantılı gitmez; yıllar ile ifade edilemez. Yıllar yalnızca sayıların hayatın sonu görülmez deryasına bir yansımasıdır. Yansımalar hakikatın resmi olamaz hiçbir zaman. Hakîki bir cismi olmayan yansımanın ismi de olamadığı gibi...


O istemsizce sorduğumuz "yıl" temalı sorular bizleri ne zaman bir kapıya çıkarmış ki, "yaşam" temelli soruların bir anahtar misâli açağı kilitlerin yanında? Her geçen yılın insana bir şeyler katabileceğini sandığımız için en büyük yanılgıyı yaşamışızdır belki de. Zaman; belki 50 yılda aldığının kat fazlasını 1 yılda verir, belki 50 yılda verdiğini 1 yılda alır. Bu yüzden mühim olan geçtiğimiz yıllar değil, aştığımız yollardır. Yılların ve aştığımız yolların çilesine rağmen yılmamaktır.


Peki biz neye baktık bugüne kadar? Yola mı, yıla mı? Bizler, derin bir uykuya dalmış ve içimizde; derinlerde kalmış bir inancın tetiklemesi ile her saat başı uyanıp yanındakilere "Kaç saattir uyuyorum ben?", "Kaç saat oldu yatalı?" diye sorup yeniden istemsizce sonu gelmez rüyalar arasına dalan bir insan gibiyiz. Yeniden uykuya daldığımız için yola koyulamıyoruz, ruhumuza işlenmiş bir ilaç yüzünden hülyalara dalıyoruz. Belki de bir hastalık bizimkisi...


Uyuyoruz, uykuda geçireceğimiz yılların acılarımızı bastıracağını sandığımız için; uykuda geçireceğimiz yılların bizi yolun ilerisine atacağını sandığımız için. Oysa her uykuda geçen saatte durduğumuz yerde sayıklamaktan başka ne yapıyoruz?

Yolun aynı yerinde yıllarca durup bir mesafe alamamak değil de nedir bizim yaptığımız?


Geçtiğin yıllar ile değil, aştığın yollar ile yolcu olursun.


Bir durup düşünsek, baksak etrafımıza; bir milim yol alabilmiş miyiz acaba uykuda geçen yıllarda?

Debeleniyoruz yalnızca,

Rüya dolu ve gerçekten uzak deryalarda...


Geçen yıllar ile yolları aşabileceğimizi sandığımız ve yürümeyi unuttuğumuz bir yolumuz, kaybettiğimiz 'hakiki' bir davamız var... Belki yüz yıl önce kaybetmişizdir, belki yüz elli. Yılların bir mühimliği yok, tek bir şeyi bilelim ki hâlâ kaybettiğimiz günün sabahında yolun neresindeysek oradayız;


Hâla aynı yılda,

Hâla yolun başında.

1 Comment


Ayşenur Yaşar
Ayşenur Yaşar
Jun 16, 2021

Hocam debelenis yazınızla kuvvetli bir bağ var.

Like
Yazı: Blog2_Post
bottom of page